Mallorca’nın en çarpıcı festivallerini ay ay keşfedin: San Sebastián’dan San Juan’a, Es Vermar’dan Fira Dolça’ya. Yıl boyu etkinlikler ve yerel gelenekler.
Mallorca’yı yalnızca sahil, güneş ve turistlerden ibaret sanıyorsanız, adaya haksızlık ediyorsunuz. Burada insanlar kutlamayı biliyor—hem de yıl boyu. Neredeyse her ay yeni bir bayram, panayır, geçit töreni ya da festival geliyor. Yalnızca Noel ile Yılbaşı’nı değil; badem çiçeğini, üzüm hasadını, hatta maydanoza adanmış bir günü bile kutluyorlar. İşte adanın takvimine karakterini veren en çarpıcı ve sıra dışı etkinliklerden bazıları.
Yıl sıcak başlıyor—kelimenin tam anlamıyla. 16’sını 17 Ocak’a bağlayan gece, ada hayvanların koruyucusu kabul edilen San Antonio’yu onurlandırıyor. Gelenek, havai fişeklerle aydınlanan geçit törenlerini; sabahındaysa kediden keçiye her türlü evcil hayvanın özel bir kutsama için getirilmesini söylüyor.
İki gün sonra, 19 Ocak’ta, başkentin gözde festivali San Sebastián için Palma ayağa kalkıyor. Şehrin dört bir yanında konserler kuruluyor, ateşler yükseliyor, yemekler sokaklarda ızgaraya atılıyor. İnsanlar geç saatlere dek oyalanıyor—kimi elinde gitar, kimi şişe geçirilmiş sosislerle. Bu akışa kapılmamak kolay değil.
Kış burada yumuşak; şubatla birlikte ağaçlar pembe-beyaz çiçeklere bürünüyor. Özellikle Son Servera çevresinde badem çiçeğine adanmış bir festival düzenleniyor. Tezgâhlarda bademli tatlılar, yağ, sabun ve küçük keyifler satılıyor. Ortaya yemek, müzik ve el emeği işlerle sıcacık bir panayır çıkıyor.
İlkbahar daha dingin bir ritim getiriyor. Paskalya’dan önce Kutsal Hafta boyunca dini alaylar düzenleniyor. Başları kapüşonlu kişiler mumlar taşıyarak sokaklarda tam bir sessizlik içinde yürüyor. Görüntü hem vakur hem etkileyici; özellikle Palma’da daha da çarpıcı.
Mallorca’da yaz, kutlamaların tam gaz ilerlediği zaman. Doruk noktalardan biri 23 Haziran’daki San Juan Gecesi. Kalabalıklar sahillere inip ateşler yakıyor, denize giriyor, davullar çalıyor ve açık havada partiler kuruyor. Bu, yazın başlangıcına bir selam ve yerel inanca göre kötülüklerden arınmanın bir yolu.
Ağustosta Valldemossa, San Bartomeu festivaliyle sahne alıyor. Tiyatro gösterileri, sokak geçitleri ve eski manastırda etkinlikler bekleniyor. Havası daha sakin, daha içten—ilgi çekiciliğinden hiçbir şey kaybetmeden.
Eylülde Binissalem, Es Vermar şarap festivalinin başlangıcını işaret ediyor. Ziyaretçiler yerel şarapları tadıyor, sokak kutlamalarına katılıyor ve bazen birbirlerine üzüm fırlattıkları “savaşlara” kendilerini bırakıyor.
Ekim gelince Esporles köyü bir tatlı fuarına—Fira Dolça’ya—dönüşüyor. Her şey tatlı etrafında dönüyor: kekler, hamur işleri, marmelat ve karamel. Üstüne müzik, atölyeler ve yerel zanaatkârların işleri eklenince tablo tamamlanıyor.
Kasımda Inca’da düzenlenen en büyük etkinliklerden biri Dijous Bo. Binlerce kişiyi çeken dev bir kırsal panayır. Tezgâhlarda yiyecekten alete, kıyafetten akla gelebilecek pek çok şeye rastlanıyor. Bir bakmışsınız gün su gibi akıp geçmiş.
31 Aralık’ta Palma, Avrupa’nın en eski kutlamalarından biri olarak anılan Fiesta del Estandarte’ı gerçekleştiriyor. Şehrin 13. yüzyılda Mağriplilerden kurtuluşunu, resmî bir tören ve tarihî metinlerin halka açık okunmasıyla anıyor. Ton burada farklı: daha sakin, daha ağırbaşlı.
Mallorca’nın derin tarihi ve güçlü gelenekleri ritmi belirliyor. İnsanlar gösteriş için değil, daha büyük bir şeye ait olduklarını hissetmek için kutluyor. İster yerel olun ister yolunuz düşsün, kenarda kalmak zor.
Bu buluşmalar sadece eğlence değil. İnsanları kökleriyle yeniden buluşturuyor, komşuları yan yana getiriyor ve kanepedeki bir günü meydandaki bir güne değiştirtiyor.
Günün herhangi bir anının özel hissedebileceği bir yer arıyorsanız, Mallorca hayal kırıklığı yaşatmaz. Yolculuğa hiç çıkmasanız bile, bu gelenekleri okumak başlı başına küçük bir yolculuk gibi.