Cancún MUSA Sualtı Sanatı Müzesi: nerede, nasıl ziyaret edilir

Cancún’daki MUSA: sualtı müzesi ve yaşayan heykeller
By Andy Blackledge from Scottsdale, AZ, USA - Musa 2, CC BY 2.0, Link

Cancún’daki MUSA sualtı müzesi: koruma için kurulmuş yaşayan heykeller. Manchones ve Punta Nizuc’ta dalış, şnorkel veya cam tabanlı tekneyle keşif rehberi.

Cancún’u yalnızca plajlar, oteller ve hareketli eğlencelerden ibaret sananlar için bir sürpriz var: kıyıdan çok uzak olmayan Karayipler’in dibinde bir müze bulunuyor. Salonları ve tabloları olan klasik bir yer değil bu; deniz duvarların yerini alıyor, mercanlarla kaplanan heykeller ise adeta tuvallerin yerine geçiyor. Adı MUSA — Sualtı Sanatı Müzesi.

Bir müze neden deniz tabanına kurulur?

Fikir salt güzellik uğruna doğmadı. 2000’lerin sonlarında, Cancún çevresindeki mercan resiflerinin yoğun turist trafiği yüzünden zarar gördüğü fark edildi. Deniz parkının yöneticisi Jaime González Cano ile girişimci Roberto Díaz Abraham, ziyaretçileri canlı resiflerden uzaklaştırmak gerektiğine karar verdi. Çözüm hem yalın hem ikna ediciydi: insanların doğayı zedelemek yerine heykellere hayran kalacağı bir müzeyi doğrudan okyanusa yerleştirmek. Doğrusu, turizmle korumayı aynı noktada buluşturan akıllı bir hamleydi.

Britanyalı sanatçı Jason deCaires Taylor, birkaç Meksikalı yaratıcıyla birlikte çalışmaya katıldı. 2009–2010 yıllarında ilk etapta neredeyse 500 heykel deniz tabanına yerleştirildi ve MUSA’nın hikâyesi böylece başladı.

Peki hepsi nerede?

Heykeller iki alana yayılıyor.

İlki, Isla Mujeres yakınlarındaki Manchones Resifi. Yaklaşık 6 metre derinlikte ve eserlerin büyük bölümüne ev sahipliği yapıyor. Ziyaret için tüplü dalış ekipmanı şart; bu da dalışı sevenler için ayrı bir cazibe oluşturuyor.

İkincisi, Cancún’a daha yakın Punta Nizuc bölgesi. Burada parça sayısı daha az, fakat derinlik 3–6 metre ile sığ. Cam tabanlı teknelerle gidebilir ya da şnorkelle yüzerek görebilirsiniz.

Doğanın parçasına dönüşen heykeller

Bütün figürler denize zarar vermeyen özel bir betondan yapılıyor. Dahası, üzerlerinde mercanlar büyüyor, balıklar yerleşiyor. Zamanla heykeller deniz canlıları için yuvalara dönüşüyor; sanat eseri ile yaşam alanı arasındaki çizgi sessizce eriyor. Bu tercih, sualtı dünyasının doğal ritmiyle uyumlu görünüyor.

En bilinen işlerden The Silent Evolution, su altında sanki bekliyormuş gibi duran yaklaşık 400 insan figürünü bir araya getiriyor. Dikkat çeken başka parçalar da var: beton bir otomobil, bir ofis masasında oturan bir adam, oturmuş bir balıkçı. Birçoğu gündelik hayatı işaret ederken simgesel anlamlara da dokunuyor; izleyiciyi düşünmeye davet eden bir sadelikleri var.

Müze büyümeye devam ediyor

Bugün müzede 500’ü aşkın heykel bulunuyor ve organizatörlerin durmaya niyeti yok. El Meco antik yerleşiminin yakınlarına 21 eser daha eklenmesi planlanıyor; yeni işler Maya kültürü ve yerel efsanelerle bağ kuracak.

Resmi olarak müze yılda yaklaşık 300 bin ziyaretçi ağırlıyor. Sokaktan girip dolaştığınız bir galeri değil belki, ama ilginin giderek arttığı açık.