İnsanlar neden yanardağ kraterlerinin içinde yaşıyor?

Yanardağ kraterlerinde yaşam: İtalya ve Endonezya’da
By Pavel Kirillov from St.Petersburg, Russia - Sinabung volcano, CC BY-SA 2.0, Link

İtalya’daki Campi Flegrei’den Endonezya’daki Sinabung’a, insanlar neden eski yanardağ kraterlerinde yaşıyor? Riskler, gündelik yaşam ve bilimsel izleme.

Birinin bir yanardağın içinde yaşamayı seçmesi akıl almaz gelebilir. Genellikle onları felaketin eşiğindeki yerler olarak düşünürüz. Oysa bazı ülkelerde insanlar yalnızca yakınına yerleşmekle kalmıyor — eski kraterlerin içine de ev kuruyor.

Neden böyle yapıyorlar? Böylesi bir devin yanı başında gündelik hayat nasıl akıp gidiyor? Ve riske rağmen onları orada tutan ne?

Ateşte değil, kraterde

Önce bir netlik. Krater, yanardağın tepesindeki bir çöküntüdür. Güçlü püskürmelerin ardından geniş havzalar oluşabilir — bunlara kaldera denir. Zamanla bu alanlar sıradan vadilere benzeyebilir: yeşillik, köyler, sebze bahçeleri.

İnsanlar en çok buralarda yaşar — elbette akan lavların arasında değil; yanardağın bir zamanlar coştuğu geniş iz alanında, yani büyük kraterlerin içinde.

İtalya: Uykudaki bir yanardağın içinde bir şehir

En çarpıcı örneklerden biri, Napoli yakınlarındaki Campi Flegrei; kadim bir püskürmenin bıraktığı devasa bir çöküntü. Orada, Pozzuoli kenti de dahil olmak üzere yerleşim mahalleleri bulunuyor. Yerin altında hâlâ hareket olsa da insanlar uzun zamandır burada yaşıyor.

Zaman zaman zemin yükselip alçalıyor, hafif sarsıntılar hissediliyor ve çatlaklardan buhar ile gaz sızıyor. Bilim insanları bölgeyi yakından izliyor; son yıllarda etkinliğin arttığını da kaydediyorlar. Buna rağmen yerliler kalıyor: Burası evleri, düzen oturmuş, toprak verimli, konum elverişli. Üstelik bu tür alanlarda konut da çoğu zaman daha uygun fiyatlı.

Endonezya: Yanardağların her yerde olduğu ülke

Endonezya’da neredeyse nereye baksanız bir yanardağ var. Bazı hesaplamalara göre nüfusun yaklaşık yüzde 75’i bir yanardağa 100 kilometre mesafede yaşıyor. Birçoğu için bu bile uzak sayılmıyor — aktif olanların yanı başına ev kuranlar var.

Sumatra Adası’ndaki Sinabung Dağı uzun süre sakindi, ancak son yıllarda sık sık kıpırdadı. Püskürmeler, kül yağışı, tahliyeler yaşandı. Yine de insanlar geri dönüyor. Gidip sonra yeniden geliyorlar. Neden? Çünkü burası onların toprağı. Sebze yetiştiriyor, hayvan otlatıyor, sıradan hayatlarını sürdürüyorlar. Çoğunun olası bir püskürmede ne yapacağına dair planı var ve zamanla bu manzarayı bir yanardağla paylaşmaya alışıyorlar.

Neden gitmiyorlar?

İlk bakışta bir yanardağın yakınında yaşamak gözü kara bir tercih gibi duruyor. Oysa bu yerlerin artıları var: verimli toprak, elverişli iklim, tanıdık bir çevre. Birçokları için burası haritada bir nokta değil; yuva. Tehdit de özellikle seçeneklerin sınırlı olduğu durumlarda uzak ve soyut hissedilebiliyor.

Peki, kraterin tam içinde yaşayan var mı?

Çarpıcı manşetlere rağmen, aktif bir kraterin içinde insanların yaşadığına dair güvenilir bir kanıt yok — risk fazlasıyla yüksek olurdu. Çoğu, eski kraterlerin daha güvenli bölümlerine ya da çevredeki yamaçlara yerleşiyor.

Krater tabanına kurulmuş o kartpostal tadındaki kulübe görüntüsü büyük olasılıkla güzel bir hayal. Sıradışı yerlerde hayat var; sadece ateşin tam kalbinde değil.

Tehlikeli ama gündelik

Bilim insanları, özellikle yoğun nüfuslu bölgelerdeki volkanik etkinliği dikkatle takip ediyor. Uyarılar yapıldığında bile pek çok kişi aceleyle ayrılmıyor. Alışkanlık, köklerin derinliği ve bir şey olmayacağına yakın duran bir güven duygusu etkili oluyor. Günlük yaşam çoktan toprak etrafında kurulduğunda bu düşünceyi yargılamak kolay değil.

İtalya ve Endonezya’daki volkan bölgelerinin sakinleri için bu, egzotik bir tercih değil; hayatın ta kendisi. Kimi burada doğmuş, kimi ev yapmış, kimi çiftlik işletiyor — risk varken de sürdürüyorlar.

Zor ve riskli; ama kendi içinde mantıklı. Toprak ürün veriyor, hava ferah geliyor, evler on yıllardır ayakta. Ve yanardağ sessizse, neden taşınılsın? İnsanlar atalarının yaptığı gibi yaşıyor — tedbirli, ama işlerin iyi gideceğine dair sakin bir güvenle.

Yanardağ uyurken, hayat akmaya devam ediyor.