Peru ve Bolivya’da şifa ritüelleri: müzik var, kakofoni yok

Peru ve Bolivya ritüelleri: şifa müzikle, kakofoni değil
By Carlo Brescia - Own work, CC BY-SA 4.0, Link

Peru ve Bolivya’daki ayahuasca ve diğer şamanik törenlerde müziğin şifası, kakofoninin ise neden yer bulmadığı. Kültürel bağlam, örnekler ve güncel bulgular.

Bugünlerde pek çok insan alışılmadık öz bakım yollarına yöneliyor; kimi meditasyonu denerken, kimi nefes çalışmasına ya da kadim ritüellere dönüyor. Peru ve Bolivya ise şamanları ve bitki temelli törenleriyle uzun zamandır biliniyor. Peki şifa, kakofoniden—gürültüden, yüksek ve kaotik sesten—aranıyor olabilir mi? Bu sorunun peşine düştük; ortaya çıkan tablo şöyle.

Müzik ritüellerin bir parçası—ama gürültü değil

Bolivya’da örneğin Kallawaya halkı, otlar, nefes, dokunuş ve müziği kullanan özgün şifa geleneklerini yaşatıyor. Bu uygulamalar UNESCO tarafından kültürel mirasın bir parçası olarak tanınıyor. Müzik burada kuşkusuz önemli; ancak gürültü değil—kişiyi gevşeten, süreci belirleyen dingin ve düzenli ritim.

Peru’daki ayahuasca törenlerinde şamanlar icaros adı verilen özel ezgiler söylüyor. Bu melodilerin kutsal görüldüğü, katılımcılara içe dönme alanı açtığı, destek hissi verdiği ve deneyimi yönlendirmeye yardımcı olduğu kabul ediliyor. Kısacası ses güzel ve ayakları yere basan; kakofoniyle ilgisi yok.

San Pedro kaktüsüyle yapılan törenler gibi başka ritüeller de var. Onlar da çoğu zaman doğada, davul ve flüt gibi çalgılar eşliğinde ilahilerle ilerliyor; hedef açık: iç dengiyi onarmak.

Peki ya kakofoni?

Dağlarda bir yerlerde gürültü ve ses karmaşası üzerine kurulu ritüellerin var olduğunu hayal etmek cazip. Başka ülkelerde gonglar, titreşimler, hatta yüksek endüstriyel dokularla anılan bir “gürültü terapisi” ivme kazanıyor. Ancak Bolivya ve Peru söz konusu olduğunda buna benzer uygulamalara dair bir kayda rastlanmıyor.

Törenlere katılım sunan siteleri taradık, akademik çalışmalara baktık, iki ülkenin kültürel materyallerini inceledik. Hiçbir yerde şifanın kakofoniyle arandığına dair bir iddia yok. Aksine vurgunun hep aynı kaldığı görülüyor: Bu ritüellerde müzik sarsmak için değil, yatıştırmak ve desteklemek için var.

Yakın tarihli bir çalışmada, kendilerini Dünya’nın titreşimine ayarlandıklarını söyleyen ve birlikte müzik ile hareket pratiği yapan bir gruptan söz ediliyor. Orada bile odak uyum ve ahenk; ses düzensizliği değil.

Neden önemli

Peru ve Bolivya’da müzik bir süs değil, anlam taşıyıcısı. Şarkının enerjiyi iletebileceğine, doğa ruhlarını çağırabileceğine, ruhu yatıştırabileceğine inanılıyor. Bu iklimi bozan ani gürültü ya da kakofoni, yerel şifa anlayışıyla pek örtüşmüyor. Gözlem şu: Yörede güven, sessizlikle, manzarayla ve süssüz insan sesiyle kuruluyor.

Değişiyor olabilir mi?

Elbette yarının ne getireceği belli olmaz. İnsanlar seyahat ediyor, pratikler paylaşılıyor, deneyler yapılıyor. Belki biri şimdiden gürültüyle sınırları yokluyordur; yalnızca henüz yayımlanmış bir iz bulunmamış olabilir. Bugün itibarıyla ise Peru ya da Bolivya’da kakofoniye dayalı ritüeller olduğuna dair bir doğrulama yok.