İnternette yayılan, aynaların yasak olduğu Avrupa köyü hikâyesini inceliyoruz: kaynaklar, batıl inançlar ve gerçekler. Efsane mi, yoksa doğruluğu var mı?
İnternet zaman zaman elinizden bırakamayacağınız türden hikâyeler çıkarır karşınıza. İşte onlardan biri: Avrupa’nın bir yerinde, aynaların yasak olduğu söylenen bir köyden bahsediliyor. Keyfi bir karar değil; eski bir batıl inancın mirası olduğu iddia ediliyor. Sözümona halk, aynanın uğursuzluk getirebileceğine inanıyor. Cazip bir anlatı; peki gerçeğe dayanıyor mu?
Hikâye adeta bir film senaryosu gibi akıyor: zamana direnmiş kulübeler, dar sokaklar ve ne evlerde ne de dışarıda tek bir ayna. Anlatıya göre yansımalar ruhu hapsedebilir ya da kötülüğü çekebilir; bu yüzden aynalar sözde yasak.
İnternetteki videolar ve yazılar bu öyküyü tekrarlıyor, ancak neredeyse hiçbiri köyün adını, yerini ya da doğrulanabilecek herhangi bir ayrıntıyı paylaşmıyor. Kartpostal gibi, hafifçe tekinsiz bir efsane; kâğıt üzerindeki haliyle hepsi bu.
Derin bir taramanın ardından, böyle bir köyü doğrulayan güvenilir kaynaklara rastlanmıyor. Akademik çalışmalarda, tarihsel kayıtlarda ya da büyük haber kuruluşlarının raporlarında izine rastlanmıyor.
Avrupa’da aynalara dair eski inançlar elbette var. Bazı kültürlerde biri öldüğünde ruhun yansımaya takılmaması için aynalar örtülürdü. Başka yerlerde ayna, kibri simgeleyen ya da hatta büyülü bir nesne olarak görülürdü. Ancak bunlar bireysel ya da aile içi adetler; bir kasaba kuralı ya da tüm köyü kapsayan yasak değil.
Büyük olasılıkla uydurma—hem de ustaca. Bir tutam gizem, biraz eski usul batıl inanç ve “eski Avrupa” hissi taşıyan bir dekor, internette dolaşmaya programlı bir karışım yaratıyor. Üstelik doğrulanamayışı da cazibesini artırıyor; sosyal akışa uyarlanmış bir halk anlatısı gibi okunuyor.
Aynasız bir köy fikrinin kulağa hoş gelmesi tesadüf değil; gün boyu ekranlarda, fotoğraflarda, her cam yüzeyde kendi suretimize bakmaya alıştık. Bu efsane, dış görünüşe takılmanın biraz azaldığı bambaşka bir yaşam ihtimalini fısıldıyor.
Bugün itibarıyla, Avrupa’da aynaları yasaklayan bir köy olduğuna dair sağlam bir kanıt yok. Tablonun tamamı, internette doğmuş, albenisi yüksek bir mite işaret ediyor.
Yine de kurgu hâlinde bile çok şey anlatıyor. İnsanlar yansımaya öteden beri temkinli yaklaşır, ona tam olarak güvenmez; işte bu yüzden, gerçek olsun ya da olmasın, bu tür hikâyeler her seferinde bir dinleyici bulur.