Karadeniz kıyısındaki Gagra’nın palmiye bulvarını keşfedin: Gagripsh restoranından kolonnata uzanan palmiyeler, tarih ve manzaralı yürüyüşle dolu bir rota.
Gagra’ya gelenlerin gözüne ilk çarpan ayrıntı, iki yanını görkemli palmiyelerin sardığı uzun bir sahil yolu oluyor. Deniz kıyısı boyunca neredeyse iki kilometre uzanan bu hat, Karadeniz kıyılarının tamamındaki en uzun palmiyeli bulvar olarak görülüyor. Sadece manzaralı bir yürüyüş güzergâhı değil; kentin kimliğini belirleyen, tarihinin içine işleyen bir çizgi.
Hikâye 20. yüzyılın başında, imparatorluk ailesinin uzak bir akrabası olan Oldenburg Prensi’nin Gagra’yı gözde bir sayfiye yerine dönüştürme hedefiyle başlıyor. Avrupa’daki tatil beldeleri gibi, varlıklı ve soylu kesimi çekecek bir mekân hayal ediyordu. Bir park düzenlendi, Gagripsh restoranı kapılarını açtı, egzotik bitkiler getirildi—ve palmiye bulvarı dikildi. O hat, yeni, zarif ve ileriye bakan bir kentin simgelerinden biri haline geldi.
Bugün bulvar sadece geçmişten kalan bir iz değil; Gagra’nın yaşayan, yeşil hazinesi. Sıcak ülkelerden getirilen farklı palmiyeler, ılıman iklim sayesinde burada kök saldı: bol güneş, yumuşak kışlar ve sık yağmurlar, ideal koşulları bir araya getiriyor.
Palmiyeler göze hitap etmekle kalmıyor. Araştırmacılar, sıcak havalarda çevreyi serinlettiklerini ve havayı daha temiz kıldıklarını belirtiyor. Gövdelerinin altında yürürken, kentin başka yerlerine kıyasla nefes almanın gerçekten daha kolay—hissedilir biçimde birkaç derece daha konforlu—olduğunu fark ediyorsunuz.
Bulvar, Gagra’nın başlıca duraklarını birbirine bağlayan bir hat gibi işliyor. Bir ucunda tek bir çivi kullanılmadan ahşaptan inşa edilen tarihî Gagripsh restoranı var. Diğer ucunda ise kartpostallarda sık görülen kolonnat yükseliyor. Burada yapılan ağırdan bir yürüyüş, çok şey görmüş ağaçların gölgesinde kentin tarihini sayfa sayfa çeviriyormuşsunuz hissini veriyor.
Bulvar, hâlâ kentlileri ve konukları cezbediyor. İnsanlar dolaşmaya, fotoğraf çekmeye, buluşmaya geliyor. Ama palmiyeler de canlı; bakıma ihtiyaç duyuyorlar: kimi iyi durumda değil, kimisi yaşlanmış. Kent onları gözetiyor; yine de tüm bulvarı yenilemeye dönük kapsamlı bir program şimdilik yok. Buna rağmen hat yaşamaya ve önemini korumaya devam ediyor. Sadece yeşil bir koridor değil; Gagra’nın, güzelliğinin ve hikâyesinin sembolü.
Gagra’nın palmiye bulvarında doğa ile tarih aynı zeminde buluşmuş durumda. Güney rotası takvimde olmasa bile, bu yeri bilmek bile değerli. Özenle nelerin yaratılabileceğini ve yıllarca nasıl ayakta kalabildiğini sessizce kanıtlıyor.