Ücretsiz plajların gerçeği, şezlong ve şemsiye ücretleri, dayatılan hizmetler: sahil tuzaklarını nasıl anlarsınız? İpuçlarıyla dolandırılmadan tatil yapın.
Kaçamak planlarken çoğu insanın gönlü deniz kenarında gevşemekten, kuma uzanıp güneşin tadını çıkarmaktan yana. Ne var ki, en sıradan plaj günü bile tatsız bir sürprizle sonuçlanabiliyor. Farklı ülkelerde gezginler, kimi zaman kıyıya girişin ya da şezlong gibi temel rahatlıkların, “ücretsiz” denmesine rağmen bedelle geldiği durumlarla giderek daha sık karşılaşıyor. İşte oyunun nasıl kurulduğu—ve tuzağa düşmemek için neler yapılabileceği.
Pek çok ülkede yasa gereği plajların herkesin kullanımına açık olması gerekir. Örneğin Soçi ve Rusya’daki diğer tatil kentlerinde denize erişimi engellemek yasaktır. Ancak sahada manzara bazen başka türlü.
Bazı otel ve pansiyonlar, kurallara rağmen sahilin yalnızca kendilerine ait olduğu izlenimini yaratacak şekilde güvenlik görevlileri koyuyor ya da bir “kontrol noktası” kuruyor.
Otel müşterisi olmayanların geri çevrildiği örnekler yaşandı. Sonuçta tatilciler ya ücret ödemeyi kabul ediyor ya da genellikle en yakını olmayan başka bir kumsal aramaya koyuluyor.
Ücret ödemeden plaja girmeyi başarsanız bile hemen gevşemeyin. Rahat bir şezlonga, şemsiyenin gölgesine yerleşip dakikalar sonra yanınıza gelip para isteyen bir görevliyle karşılaşmak hiç de nadir değil—kimi zaman hatırı sayılır bir meblağ talep ediliyor.
Karadağ gibi kimi yerlerde plajların önemli bir bölümü işletmelere kiralanıyor. Teknik olarak halka açıklar; pratikte ise şezlong ücreti ödüyorsanız erişim sağlanıyor.
Güneşlenirken yanınıza biri gelip masaj, hayvanla fotoğraf ya da bir içecek önerebilir. İlk anda dostça görünür—siz hiçbir şeye onay vermemiş olsanız bile ödeme istedikleri ana kadar.
Pek çok kişi reddetmeye çekinir ya da bunun küçük bir jest olduğunu sanır. Oysa bu, ziyaretçilerden para koparmanın yaygın bir yolu.
Bu taktiklerin sürmesinin nedeni, yaptırımların seyrek uygulanması. Bir yolcu şikâyet etse bile bir şeylerin değişmesi pek olası değil. Üstüne üstlük tatilciler çoğu zaman yerel kuralları bilmiyor ve gerilim yaşamaya hazır gelmiyor. Gezinin tadını kaçırmaktansa parayı verip geçmeyi seçmek kolay geliyor. Bu düzenleri işletenlerin de tam olarak buna güvendiği anlaşılıyor. Bazı işletmelerin hizmetten çok kafa karışıklığına bel bağladığı hissi insanda kolay kolay dağılmıyor.
Gitmeden plajları araştırın. Yorumlara bakın, haritaları ve forumları kontrol edin. Gerçekten ücretsiz erişim olan yerleri böyle ayırt edersiniz.
Fiyatları baştan teyit edin. Şezlonga uzanmadan ya da bir hizmeti kabul etmeden önce kaça mal olduğunu sorun. Sonradan tartışmaktansa en başta netleştirmek daha iyidir.
Bir şey tuhaf geldiyse belgeleyin. Yanıltıldığınızı düşünüyorsanız fotoğraf veya video çekin, makbuzları saklayın. İşe yarayabilirler.
Hayır demekten çekinmeyin. Birileri ısrarla hizmet dayatıyorsa reddedin. Gayet normaldir.
Deniz kenarı mola, sürpriz ücretlerle dolu bir labirent değil, rahat bir kaçamak olmalı. Azıcık dikkat çok işe yarar: nerede tuzaklar olduğunu bilin, gardınızı yüksek tutun; en pahalı plaj bile tatilinizi gölgeleyemez.