Azerbaycan’ın Gabala’sı: Yeddi Gözəl Şelalesi ve doğanın sesi

Gabala’nın Yeddi Gözəl Şelalesi: doğa ve saklı hikâyeler
By Abu Zarr - Transferred from ru.wikipedia to Commons., CC BY-SA 3.0, Link

Azerbaycan’ın Gabala bölgesindeki Yeddi Gözəl Şelalesi, Nohur Gölü ve ormanların sakin yüzünü keşfedin. Doğanın sessiz efsaneleri ve yerel kültürle buluşun.

Şelale sadece yükseklikten düşen sudan mı ibaret? Azerbaycan’ın en etkileyici köşelerinden Gabala’da bunun daha fazlasına dönüştüğünü hissediyorsunuz. Hele de adı Azerbaycanca Yeddi Gözəl, yani Yedi Güzeller olan meşhur şelalede.

Vandam köyüne uzak olmayan ormanın içine gizlenen şelale, yedi kademede aşağı süzülüyor; su bir basamaktan diğerine hızla koşuyor. Yaz serin hava ve gür yeşili getirirken, kışın bu basamaklar buzla işlenebiliyor. Burası, sanki manzara kendi hikâyesini fısıldıyormuş gibi durup sadece dinlemek isteyeceğiniz türden bir yer.

Neden yedi?

Burada yedi, yalnızca bir sayı değil. Şelalenin gerçekten de yedi katmanı var, ama birçok Doğu geleneğinde bu sayı uyum ve tamamlanmışlıkla anılıyor. Yedi Güzeller adı da muhtemelen bu sakin alt anlamı taşıyor.

Son yıllardaki açık kaynaklarda bu mekânla ilgili yaygın, yerleşik efsaneler görülmüyor. Bu eksiklik merakı azaltmıyor; aksine artırıyor. Bazen bir anlatının yokluğu, ince ince yazılmış bir hikâyeden daha çok şey söyleyebilir.

Ormanlar, göller ve kendine özgü bir hava

Gabala, bir şelaleden ibaret değil. Bölge; sık ormanları, dağ patikaları ve Nohur Gölü’nün dingin sularıyla zengin. Bir araya geldiğinde, gürültüden uzaklaşmak isteyen herkes için sanki özellikle kurulmuş bir sükûnet sunuyor.

Bu topraklar, kendi dili ve gelenekleri olan küçük bir topluluk, Udi halkına da ev sahipliği yapıyor; doğayla kurdukları bağ güçlü. Geleneklerini korumayı sürdürüyor, çevreleriyle uyum içinde yaşıyorlar. Yakındaki dağlar ya da nehirler hakkında, geniş kitlelere ulaşmamış kendi anlatıları olması da mümkün.

Ya efsaneler gerçekten varsa?

Kayıtlı olan kadar, kayda geçmeyen de anlamlıdır. Belki de Gabala’nın şelaleleri ve gölleri üzerine, yalnızca bellekte yaşayan ve hâlâ yazıya dökülmemiş öyküler vardır. Ya da hiç uydurulmamıştır; doğa, sözü mümkün olduğunca kendisi söylemeyi seçmiştir.

Bu sessizlik insana düşünme alanı açıyor. Gabala, doğanın sırlarını sakladığı bir yer izlenimi veriyor; günün birinde biri bu anlatılmamış hikâyeleri bir evin ocağı başında, bir köy odasında ya da eski hatıraların arasından derleyebilir.

Gitmeseniz bile neden önemli

Gabala’ya bir seyahat planınızda olmasa bile bu öykü yankı buluyor. Bir şelale, bir orman, bir göl—bunlar süslü manzaradan fazlası. Daha geniş bir bütüne temas etmenin, suyun akışıyla ya da ağaç gölgeleriyle burada yaşayanların günlük hayatına nasıl karıştığını hayal etmenin bir yolu.

Bu havayı hissetmek için gezgin olmanız gerekmiyor. Bir orman patikasını, ince bir sis perdesini ve suyun durmaksızın düşüşünü düşünün. Doğa, kimi zaman sözcüklere ihtiyaç duymadan da anlatır.