09:35 28-11-2025

İstanbul Beyazıt Kulesi rehberi: tarihçesi, mimarisi ve ziyaret bilgileri

İstanbul’daki Beyazıt Kulesi’nin 1749’dan bugüne uzanan tarihini, mimarisini ve hava durumu ışıklarını keşfedin; ziyaret seçenekleri ve konum bilgisi burada.

By user:Danbury - Own work, CC BY-SA 3.0, Link

İstanbul’un kalbinde, hareketli caddelerle asırlık çarşılara çok uzak olmayan bir noktada, kentin üzerine yükselen uzun bir kule var. İlk bakışta sıradan bir kalıntı gibi görünebilir. Öyle değil. Bu, Beyazıt Kulesi; sade siluetinin ardında neredeyse üç yüzyıllık bir hikâye saklı.

Nerede başladı

Kule ilk kez 1749’da inşa edildi. O zamanlar ahşaptı ve hayati bir işleve hizmet ediyordu: yangınları tespit etmek. İstanbul o dönemde sık sık yangınlarla boğuşuyordu—ahşap evler ve dar sokaklar alevlerin mahalleler boyunca hızla yayılmasına izin veriyordu. Kule, dumanı erken fark edip halkı uyarmaya yarıyordu.

Elbette ahşap kırılgan bir seçimdi. Kule birden fazla kez yok oldu—ilk olarak 1756’daki bir yangında, ardından 1826’daki Yeniçeri isyanı sırasında. Nihayet 1828’de, Sultan II. Mahmud’un emriyle mimar Senekerim Balyan tarafından tasarlanan yeni bir taş yapı yükseldi. Bugün gördüğümüz bina bu.

Kulenin görünümü

Beyazıt Kulesi 85 metre yüksekliğinde. Dairesel planlı ve üç ana kattan oluşuyor. İçeride, tepeye kadar uzanan bir helezon merdiven var; pencerelerle çevrili bir oda bir zamanlar gözetleme nöbeti için geniş bir görüş sağlıyordu.

Eskiden görevliler en ufak duman işaretini kollardı. Yangın gördüklerinde sinyal gönderirlerdi—gündüz özel sepetlerle, gece ise fenerlerle—böylece diğer semtler ne olup bittiğini ve yerini anlayabilirdi.

Yeni bir rol: havayı haber vermek

Teknoloji ilerledikçe kulenin yangınla mücadeledeki rolü geride kaldı. 1995’te yeni ve pratik bir işleve kavuştu: artık hava durumunu renkli ışıklarla gösteriyor.

Kod basit: mavi açık havayı, yeşil yağmuru, sarı sisi, kırmızı ise karı bildiriyor. Kule, gemiler için değil kentliler için bir tür işaret feneri gibi çalışıyor; cazibesinin bir kısmı da bu sadelikten geliyor.

İçeri girilebilir mi?

Kule, İstanbul Üniversitesi’nin yerleşkesi içinde bulunuyor; bu nedenle giriş halka açık değil. Yine de üniversite aracılığıyla bir tur ayarlamayı denemek mümkün; resmi internet sitesinde kuleyi ve ziyaret koşullarını anlatan bir sayfa yer alıyor. Pek spontane bir gezi sayılmaz, ama biraz sabrı ödüllendiren bir yapı için bu yaklaşım yerini buluyor.

Bugün Beyazıt Kulesi artık sadece eski bir yapı değil; kentin simgelerinden biri. Bir zamanlar alevlerle mücadeleye yardım ediyordu; şimdi ise şemsiye alıp almamayı fısıldıyor. Gösterişsiz binaların da kentin ve zamanın ritmine ayak uydurup özünü kaybetmeden varlığını sürdürebileceğini hatırlatıyor.