01:40 13-11-2025

Erivan’ın gürültüsü: trafikten gece konserlerine şehrin sesi

Erivan’ın gürültüsünün kaynağını keşfedin: trafik, kornalar, konserler. Araştırmalar, kurallar ve olası çözümler; şehrin ritmiyle rahatsızlık arasındaki denge.

By Սէրուժ Ուրիշեան (Serouj Ourishian) - Own work, CC BY-SA 3.0, Link

Gözlerinizi kapatın ve kendinizi Erivan’ın kalbinde düşünün. Yaz; hava sıcaktan dalgalanıyor. Uzakta bir araba kornası, ardından bir diğeri. Bir yerlerde sokak kahve öğütücüsü gıcırdıyor; onu bir garsonun sesi ve bardakların şıngırtısı izliyor. Motorlar, adımlar, konuşmalar, müzik—şehrin kendi müzik kuşağı. Erivan yalnızca yaşamıyor; titreşiyor. Ve bu ses manzarası, giderek daha çok insanın aklını meşgul ediyor.

Kentin gürültüsü nereden geliyor

Gürültü, Erivanlıların en sık dillendirdiği şikâyet. 2023’te, kentin en yoğun semtlerinde yaşayanlarla yapılan bir üniversite araştırması, günlük hayatı en çok neyin aksattığını sordu. Neredeyse herkes iki başlıca rahatsızlığı işaret etti: trafik ve bitmeyen korna sesleri—gündüz de gece de.

Merkezde ses daha da yükseliyor: arabalar, yükseltilmiş müzik, konserler ve kafelerin sık dokulu ağı sesi yukarıda tutuyor. İnsanlar, pencereler kapalıyken bile sokağın evlerine sızdığını söylüyor.

Trafik, kornalar ve hareket hâlindeki bir şehir

Erivan, yoğun trafiğin şehri; ülke genelinde de tıkanıklıkta ilk sırada. Kentin bir ucundan öbürüne ortalama bir yolculuk, mütevazı boyutuna rağmen yaklaşık dokuz dakika sürüyor. Bu da darboğazlara, sürekli dur-kalklara—ve kaçınılmaz olarak kornalara—dönüşüyor.

Haberlerde ve bloglarda, Erivan’da günün yarısının A’dan B’ye gitmeye harcandığı giderek tekrarlanan bir nakarat hâline geliyor. Sakinler, kornaya basmadan ilerlenmediğini, herkesin acele ettiğini ve sinirlerin yıprandığını ekliyor. Bu gözlem, şehrin özünü ele veriyor: sürekli bir koşu hâli.

Hiç mi sessizlik yok?

Birçok kişi gürültünün yıprattığını anlatıyor. Kimisi uyumakta zorlanıyor, kimisi odaklanmakta. Ana arterlerin yakınında yaşayanlar bunu en sert hissediyor. 2024’te, merkez mahallelerde oturan bazı sakinler, gece geç saatlerdeki konserlerden, sokak etkinliklerinden ve mekânların müziğinden şikâyet etti—çok gürültülü ve çok geç.

Ermeni yetkililer, aşırı gürültüye daha sıkı kurallar ve para cezaları getirmeyi de gündeme taşıdı; şimdilik tartışma sürüyor. Manidar bir ayrıntı: Erivan’ın ilçelerine ait son resmî gürültü haritası 1976’da güncellenmiş. O günden bu yana—her anlamıyla—sessizlik.

Gündelik hayata etkisi

Yorgunluk, güçsüzlük hissiyle katmerleniyor. Aynı araştırma, katılımcıların çoğunun durumun değişemeyeceğine inandığını; bunun da tahammülsüzlüğü artırdığını not ediyor. İnsan hem yorgun hem de kendine nasıl yardım edeceğini bilemez durumda.

Bu arada kentin internet sitesi, Erivan’daki gürültü ve ışık düzeylerini “ortalama” olarak sınıflandırıyor. Merkezde kısa bir yürüyüş bile, bu ortalamanın ne kadar kolay konfor sınırını aştığını gösteriyor.

Sırada ne var

Zamanla iyileşme umudu var. Yetkililer yeni kuralları tartışıyor ve en gürültülü noktaları saptayacak modern bir gürültü haritasından söz ediyor. Somut adımlar ise şimdilik sınırlı.

Hiçbir şey değişmezse gürültü artacak. Şehir daha da hareketleniyor; daha çok araç, daha çok etkinlik—dolayısıyla daha çok ses.

Kapatılamayan bir şehir

Yine de mesele siyah-beyaz değil. Erivan’ın gürültüsü yalnızca bir rahatsızlık değil; ritim ve nabız. Sokak hayatı, devinim, enerji. Kulağı tırmalıyor—ama içine de çekiyor. Şehrin karakterinin bir parçası.

Hiç gitmemiş olsanız bile, canlı sesli bir yürüyüş videosu izleyerek atmosferi yakalamak mümkün: ayak sesleri, sohbetler, geçen arabalar. Erivan, kartpostaldan çok yaşanan bir yer.

Bugün şehir bir caz cümlesi gibi hissediliyor—kimi zaman yüksek, keskin, hatta dağınık; ama asla sıkıcı değil. Açık soru şu: Erivan bu müziği biraz daha kısmayı başarabilecek mi?