21:34 27-11-2025
Roma’nın alışılmadık köşeleri: Coppedè, Aventin’deki Portakal Bahçesi ve yeraltı katakombları
Roma’nın turistik kalabalığından kaçın: masalsı Coppedè semti, Aventin’deki Portakal Bahçesi ve kadim katakomblarla kentin gizli yüzünü adım adım keşfedin.
Roma dendiğinde çoğunun aklına Kolezyum, Trevi Çeşmesi ve ziyaretçi kalabalıkları gelir. Oysa şehir manşetlere çıkan cazibe merkezlerinden ibaret değil. Klasik rehberlere nadiren giren, sessiz, çarpıcı ve sıra dışı köşeler de var; kente daha taze, daha sahici bir yüz kazandıran adresler.
Coppedè Semti — masal gibi
Roma’yı yalnızca antik kalıntılardan ibaret sanıyorsanız, Coppedè semti sizi şaşırtır. Şehrin geri kalanına hiç benzemez. Binalar fantastik desenler, heykeller ve fresklerle bezenmiştir; insan kendini bir masal kitabının içinde ya da bir film setinde hisseder.
Mahalle 20. yüzyılın başlarında şekillenmiş. Adını taşıyan mimar Gino Coppedè tarafından tasarlanıp inşa edilmiş. Öne çıkan duraklar arasında Peri Evi, Kurbağalar Çeşmesi ve Örümcek Sarayı var; birlikte oyunbazdan Gotik’e uzanan etkileyici bir üslup karması oluşturuyorlar.
Roma’nın kuzeyindeki Trieste bölgesinde yer alıyor. Turistlerin yolu buraya nadiren düşüyor; bu yüzden gezinti telaşsız, atmosfere karışmak ve ayrıntılarda oyalanmak için bolca zaman bırakıyor.
Tepede bir portakal korusu
Roma’nın Aventin Tepesi’nde, portakal ağaçlarıyla dolu dingin bir bahçe var. Giardino degli Aranci, yani Savello Bahçesi olarak bilinen yer 1932’de düzenlenmiş ve o günden beri kentlilerin gözde gezinti rotalarından biri.
Kompakt ama davetkâr. Gölgeli patikalar, kente geniş bir manzara sunan terasa çıkar. Portakallar yenmiyor—bilerek acı bırakılmış, kimsenin koparmaya heves etmemesi için. Burası, şehrin ritmini yavaşlatan ve algınızı sessizce yeniden kuran bir tempoya çağırıyor.
Yeraltındaki Roma: katakomblar
Roma sadece yer üstünde gördüklerinizden ibaret değil. Sokaklarının altında, bir zamanlar insanların gömüldüğü uzun yeraltı koridorları—katakomblar—uzanıyor. İlk olarak 2. yüzyılda ortaya çıkmışlar ve Hristiyanlar, Yahudiler ile paganlar tarafından kullanılmışlar.
En bilinen katakomblar Aziz Callixtus, Aziz Sebastian ve Aziz Domitilla katakombları. İçeride antik freskler, yazıtlar ve kayaya oyulmuş dar tüneller bulunuyor. Bu mekânlar yalnızca mezarlık olarak değil, baskıdan kaçış için sığınak olarak da hizmet vermiş.
Bugün bazı katakomblar ziyaretçilere açık, ancak çoğu kapalı. Araştırmacılar incelemeyi sürdürüyor; muhtemelen ileride yeni keşifler de gelecek.
Demek ki Roma, kartpostallardaki şehirle sınırlı değil. Bir de sessiz, alışılmadık ve çekici bir Roma var. Coppedè semti, tepelerdeki portakal bahçesi ve kadim katakomblar kenti beklenmedik bir açıdan gösteriyor—kalabalıklar dağıldıktan sonra bile akılda kalan bir açıdan.