01:23 26-11-2025
Triora’nın cadı yargılamaları mirası: müze, Strigora ve bugün
İtalya Ligurya’daki Triora, cadılar köyü olarak bilinir: trajik cadı yargılamalarının izleri, Cadılar Müzesi ve Strigora festivaliyle tarih ve atmosfer sunuyor.
İtalya’nın kuzeyindeki Ligurya’nın dağları ile yeşil yamaçlarının arasında, alışılmadık geçmişiyle küçük bir köy saklanıyor. Triora, bir zamanlar cadılara inanışın, sorguların ve her talihsizliğin faturasını kadınlara kesen gerçek bir avın pençesine düşmüştü. Bugün sıkça “cadılar köyü” diye anılıyor ve İtalyan tarihinin trajik ama çok şey anlatan bir kesitine işaret ediyor.
Açlık, korku ve suçlamalar
Her şey 1587’de başladı. Hasatlar bozuldu, yiyecek kıtlaştı, hastalık yayıldı. İnsanlar suçu birine yüklemek istedi. Gözler hızla, köyden ayrı yaşayan, otlarla çalışan, şifa veren ve yerel ritüelleri sürdüren kadınlara çevrildi.
Panik izledi. Kadınlar tutuklandı, sorgulandı, büyücülükle suçlandı. Yerel idare ve kilise devreye girdi; fiilen cadı yargılamaları başladı. İşkence altında, yapmadıkları şeyleri itiraf ettiler. Bazıları gözaltında hayatını kaybetti. İki yıl boyunca onlarcası suçlamalarla yüzleşti. Yoksulluğun ve korkunun gölgesinde kuşku, giderek baskıya dönüştü — kriz söylentiyle birleştiğinde hep tanıdık gelen o uğursuz desen burada da kendini gösterdi.
Bugün geriye kalanlar
Dört yüzyılı aşkın zaman sonra Triora, o günlerin hafızasını özenle koruyor. Köyde bir Cadılar Müzesi var; dönemin tarihî eşyaları, belgeleri ve tanıklıkları sergileniyor. Ziyaretçi, insanların nasıl yaşadığını ve bunun neden yaşandığını anlamanın bir yolunu buluyor.
Müze korkutmayı amaçlamıyor; düşünmeye çağırıyor. Geçmişi saklamadan anlatıyor ve kanıtsız suçlamaların, hele de zor zamanlarda, ne kadar tehlikeli olabileceğini hatırlatıyor.
Strigora festivali — tarihle iç içe bir kutlama
Triora her yaz canlı Strigora festivaline ev sahipliği yapıyor. Sokaklar yerel yemekler ve hediyelikler satan tezgâhlarla doluyor; atölyeler, sokak gösterileri ve kostümlü kortejler eşlik ediyor. Bu, kelimenin tam anlamıyla bir “cadı şöleni” değil; karanlık bir öykünün ortak hafızaya dönüşüp insanları bir araya getirebildiğini gösteren yerel kültürün bir kutlaması. Köyün, geçmişi inkâr etmeden onu sahiplenmenin bir yolunu bulduğu hissi uyanıyor.
Neden önemli
Bugün Triora, dar sokakları ve taş evleriyle sakin bir yer. Ziyaretçiler gürültü için değil, atmosfer ve tarih için geliyor. Kimi sesler, köyün kültürel miras listelerinde yer almayı hak ettiğini söylüyor; çünkü korku ve önyargının ağır hatalara sürükleyebileceğini hatırlatıyor. Bu değerlendirme kulağa fazlasıyla makul geliyor.
Triora’nın hikâyesi ne kurgu ne efsane. Anmaya değer bir gerçeklik. İtalya yol planınızda olmasa bile, bu anlatı geçmişin hatalarını tekrarlamamanın ne kadar hayati olduğuna daha berrak bir bakış sunuyor.