13:35 24-12-2025

Nesvizh Şatosu’nda Kara Leydi: Barbara Radziwill efsanesi

Belarus’taki Nesvizh Şatosu’nun Kara Leydi efsanesini, Barbara Radziwill’in trajik aşkını ve hayalet söylencelerini keşfedin. UNESCO mirası müzeyi ziyaret edin.

© Ratnikov S.S.

Nesvizh Şatosu, Belarus’un en esrarengiz simgelerinden biri. Duvarlarında yalnızca çalkantılı bir geçmişin izleri değil, aynı zamanda hem ürperten hem de cezbeden efsaneler saklı. En çok anlatılanı, bugün bile eski sarayın koridorlarında dolaştığı söylenen Kara Leydi. Şato, sanki hâlâ kendi gizemine yaslanıyor.

O kimdi?

Barbara Radziwill varlıklı ve nüfuzlu bir ailede dünyaya geldi. İlk evliliği kısa sürdü; kısa sürede dul kaldı. Polonya tahtının varisi II. Zygmunt August, onun ikinci eşi oldu. Ancak bir pürüz vardı: Zygmunt’un annesi ve birçok soylu aile bu evliliğe karşı çıktığı için nikâh gizlice kıyıldı. Bu birliktelik, dönemin hiyerarşisine sessiz bir meydan okuma gibi görünüyordu.

Zygmunt tahta çıktığında Barbara’yı kraliçe ilan etti. Fakat taç giyme töreninden kısa süre sonra aniden hastalandı ve hayatını kaybetti. Neden hastalık mıydı, yoksa zehir mi? Kesin değil. Halk arasında, “uygunsuz” görülen bir kraliçeyi ortadan kaldırmak için zehirlenmiş olabileceğine dair söylentiler yayıldı. Belirsizlik, efsaneyi daha da besledi.

Hayalet efsanesi

Anlatılanlara göre Zygmunt, Barbara’nın ölümünün ardından öyle sarsıldı ki ruhunu büyü yoluyla çağırmayı bile denedi. Rivayet, başarılı olduğunu; ancak gördüklerinden o kadar korktuğunu, bir daha öte dünyaya uzanmaya cesaret edemediğini söyler. Mum ışığında fısıltılarla anlatılacak türden bir sahne.

O günden beri Barbara’nın, yani Kara Leydi’nin ruhunun Nesvizh Şatosu’nda göründüğü iddia edilir. Tanıklar uzun koridorlarda ve merdivenlerde bir siluetten söz eder; kimi zaman sarayın parkında da belirdiği anlatılır. Pek çok kişi, onun varlığının yaklaşan değişimlere ya da önemli olaylara işaret sayıldığına inanır.

Bugün Nesvizh Şatosu

Bugün Nesvizh Şatosu bir müze ve UNESCO miras alanı. Ama Kara Leydi’nin söylencesi dimdik ayakta. Ziyaretçilerin bir kısmı boş odalarda esrarengiz bir serinlik hissettiklerini ileri sürüyor; başkaları karanlık giysili bir siluet gördüklerini anlatıyor. Hikâye o kadar yaygınlaştı ki yazarları, ressamları, yönetmenleri peşine taktı; Barbara Radziwill’in kaderi hâlâ insanları derinden etkiliyor. Buradaki çekim gücü, sergilenen eserler kadar mekânın atmosferine de yaslanıyor.

Efsane mi gerçek mi?

Barbara Radziwill’in hayaleti gerçekten var mı, yoksa ustaca anlatılmış bir efsane mi? Onun yaşamı ve aşkı öyle güçlü bir iz bırakmış ki yüzyıllar sonra bile bu hikâye hatırlanıp aktarılıyor. Belki de Kara Leydi, bildiğimiz anlamda bir ruh değil; zorluklara rağmen sevmeyi göze alan bir kadının kalıcı hatırası. İnsanlar Nesvizh’e gelip bu öyküyü dinledikçe de varlığını sürdürecek.