21:53 20-12-2025

Chichén Itzá’nın en büyük top sahası ve pok‑ta‑pok’un gizemi

Chichén Itzá’daki dev Maya top sahasını keşfedin: pok‑ta‑pok’un kuralları, taş halkalar, olağanüstü akustik ve kurban ritüellerine dair efsaneler bu yazıda.

By Luca Nebuloni - https://www.flickr.com/photos/nebulux/2974128193/, CC BY 2.0, Link

Meksika’nın en hikâyeli arkeolojik alanlarından Chichén Itzá, çoğunlukla Maya dünyasının tartışmasız simgesi olan Kukulcán Piramidi ile anılır. Ama burada insanı yerinde durduran başka bir harika daha var: Mesoamerika’nın günümüze ulaşan en büyük spor alanı olan, efsaneler ve gizemle örtülü dev top sahası. Kimi yorumlara göre bu sahada bir yenilgi, oyuncuya canına mal olabiliyordu.

En büyük saha ve duvarlardaki o ilginç halkalar

Chichén Itzá’daki saha gerçekten devasa — neredeyse 170 metre uzunluğunda, aşağı yukarı iki futbol sahası kadar. İki yanında yükselen yüksek duvarların her birinde, yerden yaklaşık altı metre yükseğe yerleştirilmiş taş halkalar bulunur. Oyuncular bu halkaların içinden ağır bir kauçuk topu yalnızca kalça, dirsek ve dizleriyle geçirmeye çalışıyordu; eller ve ayaklar yasaktı.

Burası sıradan bir spor sahasından çok, her unsurun anlam taşıdığı bir mekân gibi. Ses bile burada farklı davranıyor: bir uçtan çıkan ses, öteki uca berrak biçimde ulaşıyor. Araştırmacılar bu çarpıcı akustiğin ritüeller ve törenlerde kullanıldığını düşünüyor; konuşmaların ve ilahilerin sahanın boyunu kat ederek dalga dalga yayıldığını gözünüzde canlandırmak zor değil.

Bu nasıl bir oyundu?

Oyunun adı pok‑ta‑pok’tu. Maya kentlerinin çoğunda oynanıyordu, ancak Chichén Itzá’da belirgin bir ayrıcalığa sahipti. Topun ağırlığı dört kilograma kadar çıkabiliyordu; bu kuvveti bedenle karşılamak hiç kolay değildi. Onu taş halkanın içinden geçirmek başlı başına olağanüstü bir başarı sayılıyordu.

Bir karşılaşmanın tam olarak nasıl ilerlediği hâlâ kesin değil; kuralların kentten kente değişmesi muhtemel. Chichén Itzá’da ise oyunun açıkça eğlencenin ötesinde bir anlamı vardı. Din ve kültürde önemli bir yere sahipti; hatta iyiyle kötünün, geceyle gündüzün kozmik mücadelesini simgeliyor olabilir.

Oyundan sonra kurban: efsane mi, gerçek mi?

Kaybedenlerin öldürüldüğünü duyan çoktur. Sahanın duvarlarında bir oyuncunun başının kesildiğini gösteren sahneler gerçekten var. Ancak kurbanın kim olduğu konusu hâlâ tartışmalı.

Kimilerine göre bedeli mağlup olanlar ödüyordu. Buna karşılık, kazananların onurlu bir adak olarak sunulduğunu düşünenler de var. Bir başka yaklaşıma göre ise kurban bir oyuncu değildi; ritüele eşlik eden oyun sırasında seçilmiş özel bir kişiydi.

Sahanın yakınında bulunan insan kalıntıları, kurban ritüellerinin yaşandığını doğruluyor. Ancak bunlar kimin, hangi nedenle kurban edildiğine dair kesin bir hüküm vermiyor. Belirsizlik, tersine, bu sahanın hayal gücümüz üzerindeki etkisini daha da artırıyor.

Peki neden hâlâ aklımızı meşgul ediyor?

Bugün Chichén Itzá’da pok‑ta‑pok oynanmıyor, ama oyunun hatırası yaşıyor. Meksika’nın bazı bölgelerinde onu kültürel miras olarak yeniden canlandırma girişimleri bile var. Bu arada araştırmacılar, oyunun gerçekte nasıl oynandığını, ritüellerin ne anlatmak istediğini ve kurban için kimin seçildiğini anlamaya çalışmayı sürdürüyor.

Aradan bin yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bu kadim top sahasının hikâyesi hâlâ büyülüyor. Sporun bir zamanlar kelimenin tam anlamıyla ölüm kalım meselesi olabildiğini ve bir oyunun skordan çok daha fazlasını taşıyabileceğini hatırlatıyor.