09:39 02-12-2025
Sri Lanka’da Sanni Yakuma ritüeli: maskelerle hastalığı kovma geleneği
Sri Lanka’nın güneybatısında Sanni Yakuma; canlı boyalı maskeler, dans ve mizahla hastalığı simgeleyen ruhları kovma geleneğini anlatıyoruz. Ambalangoda.
Sri Lanka'nın güneybatısında, tatil telaşından uzak kimi köyler gece olduğunda tuhaf ama göz alıcı bir ritüelle canlanıyor. İnsanlar canlı boyalı ahşap maskeler takıyor, dans edip şarkı söylüyor ve bir bedenden hastalığı kovmaya dönük sahneler kuruyor. Bu kadim tören Sanni Yakuma diye anılıyor; burada hastalık ateş ya da öksürükten ibaret değil, adı, huyu ve yüzü olan bir cin gibi görülüyor.
Hastalık bir kötü ruha dönüştüğünde
Eski Sri Lanka inançlarında hastalıkların sorumlusu kötü ruhlardı. Biri hastalandığında, bir cinin içeri girdiği düşünülürdü. İyileşmek için bugünkü anlamda ilaçlara değil—zaten yoktu—ruhu kovmayı amaçlayan özel bir törene başvurulurdu. Sanni Yakuma böyle şekillendi.
Ada Budist olsa da bu ritüeller dinle yan yana varlığını sürdürüyor. İnsanlar Buda’ya inancını korurken, kötücül ruhların dans, maske ve ezgiyle alt edilebileceği fikrine de kapı aralıyor. Bu örtüşme, gündelik inancın—doktrinden çok yaşanan pratiğin—dilini ele veriyor.
Dansın, maskelerin ve tiyatronun gecesi
Sanni Yakuma sessiz bir dua değil; bütün gece süren kapsamlı bir gösteri. Dansçılar, "şifacılar" ve maske ustaları bir araya geliyor. Alacakaranlıkla başlayan ritüel, şafak sökene kadar danslar, sahneler ve törensel eylemler halinde akıp gidiyor.
Kadronun içinde, her biri belirli bir rahatsızlığı temsil eden 18 cin yer alıyor: biri ateş, biri sağırlık, bir diğeri mide ağrısı. Tümünün üzerinde ise bütün hastalıkların cisimleşmiş hâli sayılan Maha Kola Sanniya bulunuyor.
Oyuncular bu ruhları betimleyen maskeleri takıyor, cinlerle alay eden ve onlara gülerek üstün gelen sahneler kuruyor; böylece onları uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Tören, çıkarma ayiniyle tiyatronun ve bir halk şenliğinin arasında bir yerde duruyor. Mizah bilinçli bir araç gibi kullanılıyor; korkuyu avuç içine sığacak kadar küçültüyor.
Maske, bir tür çare
Ritüelin maskeleri başlı başına bir hikâye. Hafif ağaçtan elde oyulup boyanan bu yüzlerde her renk, her form, her detay düşünülüyor. Örneğin deri hastalığı cini beneklerle; sağırlık cini ise abartılı büyüklükte kulaklarla tasvir ediliyor.
Ambalangoda gibi köylerde üretilen maskeler, zanaatın kuşaktan kuşağa devredildiği atölyelerde doğuyor. Öyle ayırt edici ve çarpıcılar ki artık yalnızca ayinlerde değil, müzelerde, sergilerde ve hatta hediyelik eşya dükkânlarında da karşımıza çıkıyorlar.
Geleneğin bugünkü yeri
Bu törenler bir zamanlar yaygındı. Modern tıp ve şehir hayatıyla birlikte seyrekleştiler. Ruhlara inananların sayısı azaldı; genç kuşaklar dansları ya da oyma işçiliğini öğrenmeye eskisi kadar hevesli değil. Yine de Sanni Yakuma bazı yerlerde—tedavi olarak değilse de—bir kültür olarak yaşamayı sürdürüyor.
Bugün maskeli gösteriler festivallerde ve turistik etkinliklerde boy gösteriyor. Maskelerin yapıldığı köyler, zanaatı yerinde görmek isteyenleri çekiyor; bazı ustalar meraklılara maske yapımını denemeleri için atölyeler de düzenliyor.