01:31 02-12-2025
Sulawesi’de 51 bin yıllık anlatısal mağara resmi keşfi
Endonezya Sulawesi’de 51 bin yıllık anlatısal mağara resmi bulundu. Arkeologlar, bilinen en eski görsel anlatı sahnesinin kapsamını ve önemini anlatıyor.
Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda bilim insanları 51 bin yıldan daha eski bir betimleme ortaya çıkardı. Bu yalnızca bir çizim değil; birden çok figürün yer aldığı, bütünlüklü bir sahne. Keşfin yarattığı heyecan boşuna değil: Dünyada bu kadar eski ve bir hikâye anlatan —tek bir hayvan ya da işareti değil, bir anlatıyı— örnek daha önce kayda geçmemişti.
Tam olarak ne bulundu?
Kireçtaşı kayalıklarının içine saklanan Leang Karampuang adlı mağarada, duvarda alışılmadık bir tablo fark edildi. Bir domuza benzeyen yaban hayvanı ile insanı andıran üç figür görülüyor. Aralarında bir etkileşim var gibi; belki bir av sahnesi, belki de bir ritüelin parçası.
Bu resimler ince bir kireçtaşı tabakasının altında mühürlenmiş durumdaydı ve ekip o katmanı analiz etti. Söz konusu tabaka en geç 51 bin 200 yıl önce oluşmaya başlamış; bu da çizimin daha da eski olduğu anlamına geliyor. Kullanılan tarihleme yöntemi arkeolojide yaygın ve güvenilir kabul ediliyor.
Neden önemli?
Şimdiye dek en eski sanat örnekleri çoğunlukla basit hayvan tasvirleri ya da el şablonları sanılıyordu. Bu yaşta kurgulanmış bir sahne —görsel bir anlatı— ilk kez karşımıza çıkıyor.
Endonezya, insanlık tarihindeki bilinen en erken anlatısal resme ev sahipliği yapıyor olabileceğini hissettiriyor. Bu da o dönemin insanlarının yalnızca biçimleri kopyalamadığını; imgelerle anlam kurmaya çalıştığını düşündürüyor.
Endonezya, tarihöncesi sanatın beşiği
Daha önce Sulawesi’de başka kadim çizimler de bulunmuştu; örneğin başka bir mağarada av sahnesi. Yeni bulgu ise onlardan daha eski.
Endonezya, 17 binden fazla adadan oluşan dev bir takımada. Anlaşılan insanlar burada çok uzun zaman önce yaşıyor ve sanat, semboller ile muhtemelen kültürün ilk biçimlerini geliştirmeye başlamıştı.
Bunu kim yaptı?
Bu resimleri kimin yarattığı kesin olarak bilinmiyor. Modern insan da olabilir, başka bir kadim insan türü de. Net olan şu: Bu işi yapanlar yalnızca çizebilmekle kalmıyor, görüntülerle hikâye kurabiliyordu.
Sahnenin anlamı şimdilik belirsiz. Bir av, bir efsane, bir ritüel ya da hayvan davranışlarının dikkatli bir gözlemi olabilir. Bilim insanları yorumda temkinli ve bunun, insanların anlamı resimlerle iletebildiğine dair bilinen ilk kanıt olduğunu özellikle vurguluyor.
Geç olmadan korumak
Ne yazık ki resimler risk altında. Mağaralar nem, tuz ve dökülen kaya yüzeylerinden zarar görüyor. Bu nadir eserleri korumak için araştırmacılar, görüntüleri dijitalleştirip sanal ortamda muhafaza eden projelerle birlikte çalışıyor.
Bize ne söylüyor?
Bu keşif, on binlerce yıl önce insanların yalnızca hayatta kalmadığını; düşündüğünü, hissettiğini ve hikâyeleri aktardığını gösteriyor. Mağara duvarındaki sahne, bir “eski resim” olmanın ötesinde; hayata, duygulara, önemsenen şeylere dair söz almak için yapılmış bir girişim gibi.
Endonezya’daki bu mağara, sanatın yükselişine sessiz bir tanık olarak duruyor. Ne müze salonlarında ne de tuvale; yerin altında, kayaya çizilmiş bir ifadeye bakıyoruz. Ve yaklaşık 50 bin yıl sonra, o hikâyeyi nihayet görebiliyoruz.